Türkiye'de kadın olmak: Nazlıgül Daştanoğlu

Ayşe Arman sever miyim? Sorunun yanıtı çok net, kesinlikle hayır.
Niye mi? Benim gözümde, hoşlanmadığım popüler kültürün net bir semboli de ondan.
Ancak gel gör ki son zamanlarda Hürriyet'te okunabilecek tek yazar sanırım Ayşe Arman.

Bugün yayımlanan yazısı, Türkiye'de kadın olmanın ne denli zor olduğunu bana bir kez daha gösterdi.

Genç bir kadın teğmen intihar etmişti geçenlerde. Gazetedeki haber aynen şöyle diyordu: "Kayseri’de 12’nci Hava Ana Ulaştırma Üs Komutanlığı’nda görevli kadın üsteğmen 29 yaşındaki N.D., bir parkta beylik tabancasıyla başına ateş ederek, canına kıydı.

İntihar eden kadın üsteğmenin halen Kayseri’de 2’nci Hava İkmal Bakım Merkezinin Esenyurt Mahallesi’ndeki askeri lojmanda oturduğu, ayrıldığı eşi E.O.’nun bir yıl önce Ağustos ayında yeni bir evlilik yaptığı, genç kadının bu ayrılıktan dolayı bunalıma girdiği, dün itibariyle de, çeşitli sorunları nedeniyle Türk Hava Kuvvetleri’yle ilişkisinin kesildiği belirtildi."

Memleketin pek "mühim" haberleri arasında sağa sola sıkıştırılmış sıradan bir haber olarak geçip gitmişti. Genç bir kadın subay boşanmış ve buna dayanamayıp intihar etmişti. Ama Ayşe Arman, oturup konuyu araştırmış ve Türkiye'de kadın olmanın ne denli zor olduğunu gösteren hüzünlü ve de gerçek öyküyü okurlarına ulaştırma başarısını göstermiş.

Kadınların üzerinde bu kadar sistematik ve "resmi" olarak baskı uygulayan bir ülkede "erkek" olmaktan utanıyorum. Kadının birey olması zaten başlı başına zor. Üstelik her şeye rağmen mücadele edip, emek sarf edip "kendisi" olabildiğinde bile her taraftan her an baskı altında...

Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu, ne ilk ne son mağduru olacak erkek egemen dünyanın. Mekanın cennet olsun, dünyada sana çok görülen huzuru umarım vefatından sonra bulursun... Keşke seni karalayıp yaşam hakkını elinden almış olanlar senin kadar cesur ve onurlu olabilseler.

3 yorum:

Lulu dedi ki...

Bu kadinin olumune gercekten cok uzuldum, ulkede baski inanilmaz, gercekten kim ne yasiyorsa size ne diyesim geliyor. Nazligul'un olumunden sonra, acaba ona baski kuranlarin hic mi vicdanlari sizlamiyor?

Adsız dedi ki...

yanlız ne içtiğini hangi kafayla yazdın bunu anlamıyorum

lan bi kadın intihar etmişse bunun ne alakası var erkeklerle

erkekler mi dayadı eline silahı erkekler mi çekti

bir erkek çekmiş bile olsaydı bunu erkeklerin tümüne genellemenin mantığı nedir

intihar vakalarında hayatını kaybedenlerin çoğunluğu orantısız olarak erkeklerdir

buda gösteriyor ki senin mantığınla bakıldığında ataerkil bir toplum değil anaerkil bir toplumda yaşıyoruz

ve erkekler orantısız olarak daha fazla baskı altında tutuluyor

neyse konudan sapmadan

bu kızın intiharıyla erkeklerin ona baskı kurması arasında ne gibi bir ilişki var

Ankara Mahpusu dedi ki...

İki kişinin yaşadığı bir ilişkinin hesabı sadece kadına yükleniyorsa, ilişkisinden dolayı suçlanıp çok sevdiği ve yıllarını verdiği mesleği bir anda elinden alınıyorsa, gördüğü bu sistematik baskı ve haksızlığa dayanamayıp intihar edecek kadar onurluysa ben o kadına, kadın olduğu için değil insan olduğu için saygı duyar; erkek egemen bu ülkede kadın olarak doğduğu için üzülürüm.

Evet intihar eden pek çok erkek var, peki bu erkeklerin kaç tanesi kadınlardan gördüğü baskı yüzünden hayatlarını sonlandırmaya mecbur kaldı? Kaç tanesi erkekler tarafından haksızca ve acımasızca eleştirilip, sindirildi?

Ben bir erkek olarak, bu ülkedeki kadınlara musallat edilen bu baskı ve korku ortamından utanıyorum ve nefret ediyorum...

Yorum Gönder