Neye yatırım yapmalı?

"2012 yılında en çok ne kazandıracak?", "En iyi yatırım araçları neler?", "Yatırım fonlarından hangileri çok getirecek?", "Altın yükselmeye devam edecek mi?", "Parayı nereye yatırmalı?", "Faiz mi? Döviz mi? Yoksa arsa, ev mi?"

Bu soruların ardı arkası yok maalesef. İşin özü, biriktirdiğimiz paraları nasıl değerlendirmeli, neye yatırmalı? Tabii, öncesinde yatırım yapacak kadar para biriktirmiş olmak lazım :)

Bir süredir ev borcu, araba kredisi derken zaten yatırım yapacak param olmadığı için yatırım araçları cephesinde ne olup bittiğini pek takip etmiyordum. Ama yakın zamanda yatırım yapabilecek duruma geleceğim için şöyle bir düşünmeye başladım acaba paramla ne yapabilirim diye?

İlk Adım: Yatırım Stratejisi
Paranız ister az ister çok olsun eğer yatırım yapmayı kafanıza koyduğunuz bir miktar paranız varsa, ilk olarak kendinize bir yatırım stratejisi belirlemelisiniz. Bence, en azından iki konuda karar vermeniz lazım:

Yatırımdan beklentiniz ne?
Eğer yatırım sonucunda göreceli olarak "çok para" kazanmak gibi bir beklentiniz varsa, riskli yatırım araçlarına para yatırmayı düşünebilirsiniz. Finans dünyasının bir numaralı kuralı ne diyor? Ne kadar çok risk, o kadar çok kazanç olasılığı. Eğer risk iştahınız çok yüksek değilse buna göre araçlar tercih etmek lazım.

Yatırım vadeniz ne?
Yatırımdan gelecek kazancı elde etmek için ne kadar beklemeyi göze alabiliyorsunuz? Buna göre kısa, orta ya da uzun vadeli yatırıma karar verebilirsiniz.

Benim yatırım beklentime göre, aşırı riskli yatırımlardan uzak durmak istiyorum. Yatırım vadem ise orta vade. Yani bir ila üç yıl arasında.

İkinci Adım: Hangi Yatırım Aracını Seçmeli?
Geldik daha zor kısma... Hangi yatırım aracını seçmeli ki yatırım beklentinize ve vadenize uygun bir yatırım yapmış olun.

Bireysel bir yatırımcı için temel olarak dört tür yatırım aracı kategorisi söz konusu:

1) Faiz kökenli yatırım araçları (mevduat, bono, tahvil, vb.)
2) Döviz (euro, dolar, yen, vb.)
3) Kıymetli metal (altın, gümüş, platin, vb.)
4) Sabit varlık yatırımları (arsa, ev, işyeri, vb.)

Hangi yatırım aracına para koyacağıma karar vermeden önce bugünden geçmişe yatırım araçlarının neler getirmiş olduğuna göz attım. Buna göre, son bir yıl içerisinde IMKB yüzde 14'lük kayıpla en kötü yatırım olmuş. Geçen yıldan bugüne en çok getiren ise yüzde 30'la dolar olmuş. Son iki yıllık dönemde (2011 - 2009) ise en çok kazandıran yine dolar (%26). İşin enteresasını ise IMKB son bir yılda kaybettirirken son iki yıla bakınca %16 ile en çok ikinci kazançlı yatırım. Aslında, bu bizim için şaşırtıcı değil. Zira borsa bir yıl en çok kaybetiren yatırım iken hemen sonra en çok getiri sağlayan yatırım olabiliyor. Yani stabil değil.

2005 yılına kadar gidip son 7 yıllık dönemdeki getirilere bakınca ise %143 ile bono ilk sırada geliyor. Dolar %37 ile son sırada ve onu yüzde 66 ile likit fon (B tipi) izliyor. Tabloda son 7 yıllık dönemde Likit (İş Bankası B Tipi Likit fon), Hisse (İş Bankası A Tipi Hisse fon), T&B (İş Bankası B Tipi Tahvil ve Bono fonu), IMKB ortalama endeks, Repo ortalama endeks, Bono ortlama endeks ve Dolar (Amerikan doları) fiyatlarındaki yüzde değişim yer alıyor:


Aşağıdaki grafikte ise son bir yıl, iki yıl ve yedi yıl için aynı yatırım araçlarının getiri yüzdeleri gösteriliyor:


Eğer bu kadar geçmişe gitmeyip de bu yıla bakarsak aslında en popüler yatırım aracı kesinlikle ALTIN. Diğer kıymetli madenlerle birlikte altın da çılgın bir yükseliş yaşadı. İş Bankası'nn B tipi Altın fonuna kuruluşundan yani 15 Şubat 2011'den bugüne bakınca yüzde 32 getirdiğini görüyoruz. Aynı dönemde IMKB %11 kaybettirirken, altına en yakın getiri dolardan olmuş, ama o da sadece yüzde 16.


2012 için Yatırım İpuçları
Gelelim önümüzdeki dönemde nereye paraya yatıracağıma. 2012 yılı için kendime yatırım tavsiyelerim şöyle:

Altın: Her ne kadar bugüne kadar yaşadığı hızlı yükseliş gelecek için "nereye kadar?" sorularını beraberinde getirse de, hem Kore, Çin gibi ülkelerin merkez bankalarının altın talebinin devam edeceği beklentisi, hem de dünya ticaretine yön veren paraların istikrarsız seyri bence altını önümüzdeki dönemde de popüler bir yatırım aracı olmaya zorlayacak. Bu sebeple, paramın %30'luk kısmıyla altın yatırımı yapacağım. Bu altın fonu da olabilir, doğrudan altın almak da ya da bankaların giderek gündeme gelen altın hesapları da olabilir. (Bakınız: Altın fiyatları yükselmeye devam eder mi?)

Faiz: Anormel bir politik ya da ekonomik gelişme olmadıkça 2012 yılında faizlerde ciddi bir oynama olmaz diye düşünüyorum. Yine de hem likit kalmak hem de riskimi azaltmak için %50'lik paramla da likit fon, tahbil & bono fonu ve mevduat yatırımı yapacağım.

FIRSAT: Paramın kalan %20'lik kısmını, cazip bir fırsat bulduğumda üzerine atlayabilmek için likit tutacağım (mesela likit fon). Benim elimdeki para, kelepir düşen bir evi ya da arsayı almaya yetmez ama böyle bir durum çıkarsa çevremden ikna edeceğim arkadaşlarımla ortak bir yatırım niye yapmayayım ki?

Herkese bol kazançlar! :)


Uyarı:
Burada yer alan bilgiler Ankara Mahpusu tarafından sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, Ankara Mahpusu'nun kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Herhangi bir yatırım aracının alım  satım önerisi ya da getiri vaadi olarak yorumlanmamalıdır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve gitiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

3 yorum:

can dedi ki...

süper yazı, ellerine sağlık ama neye yatırım yapmalı karar veremiyor insan :) para da kısıtlı olunca öyle çok bölünecek durumda olmuyor... biraz altın biraz fon sanırım olacak :)

Ankara Mahpusu dedi ki...

Altın konusunda Merkez Bankaları'nın ilgisinin 2012 yılında da devam edeceğine dair bir haberen alıntı:

"MERKEZ BANKALARI YIL SONUNA KADAR 286 TON ALTIN ALACAK 2012 ALTININ PARLAK YILI OLACAK...

Krizde güvenli liman olarak yatırımcıların ilgisini çeken altın, merkez bankalarının da gözde yatırım aracı olmaya devam ediyor. Bu yılın ilk yarısında altın rezervlerini 216 ton artıran merkez bankaları, bu yıl sonuna kadar kasalarına 284 ton daha altı n koyacak. Geçtiğimiz ay, “Merkez bankalarının net altın rezervi bu yıl 336 ton artar” diyen Reuters analiz birimi GFMS, bu tahminini 500 tona çıkarırken, ajans dördüncü çeyrekte altın fiyatlarının ortalama 1.770 dolar seviyesinde seyretmesini bekliyor. GMFS metal analiz bölümünün başında bulunan Philip Klapwijk “Eylülde yaptığı- mız araştırmanın ardından yeni altın alımlarıyla ilgili bilgilere ulaştı k. Daha önce 340 ton olur dediğimiz kamu alımlarının 500 tonu bulması beni kesinlikle şaşı rtmayacaktır” dedi. Özellikle Euro Bölgesi’ndeki borç sorunları ve global ekonomideki yavaşlama sinyalleriyle geçtiğimiz ay içinde tavan yapan altın fiyatları 1.920 dolara çıkmıştı. 2010’da kamunun net alımları 76 ton olarak hesaplanı rken, bu yılın ilk altı ayında rakam 216 tonu buldu."

Ankara Mahpusu dedi ki...

Metal fiyatlarına ilişkin son bir haber:

"DURGUNLUK KORKUSU METAL FİYATLARINI DİZGİNLEYECEK...

Bundan bir yıl önce ‘acaba metal fiyatları daha ne kadar yükselebilir?’ sorusu soruluyordu. Şimdi ise fiyatların daha ne kadar düşebileceği merak ediliyor. Küresel emtia piyasaları 2008’den bu yana en kötü çeyreklerinden birini geride bıraktı. Yılın son çeyreğinde de metal piyasasının görünümü pek parlak gözükmüyor. Talebi baltalayabilecek bir küresel ekonomik krizin kapıda olduğu korkusu, metal piyasası için beklentileri yeniden şekillendirdi ve önde gelen finans kuruluşları 2011 ile 2012 yılına ait fiyat tahminlerini aşağı çekmeye başladı. Metaller fiyatları geçtiğimiz haftayı yükselişle kapattı. Çin’de enflasyonun gerilmesi ve G-20’nin euro krizinin çözülmesine yönelik adımlar atabileceği beklentisi bakır fiyatlarını 7.540 dolar/ ton seviyesine taşırken, alüminyum fiyatları 4 dolar primle 2.211 dolar, çinko 6 dolar artışla 1.937 dolara çıktı. Kurşun ise 4 dolar ucuzlayarak 2.032 dolara indi. Kalay fiyatı 224 dolar yükselerek 22.174 dolardan satılırken, nikelin fiyatı 320 dolar artarak 18.775 dolara ulaştı. Ancak Euro Bölgesi’ndeki krizin yatırımcının güvenini sarsması, ABD ekonomisindeki yavaşlama, Çin’in enflasyonla mücadelesi kapsamında para politikasını sıkılaştırmasıyla üçüncü çeyrekte düşüşe geçen metal fiyatlarında aşağı yönlü baskının gelecek aylarda sürmesi bekleniyor. Amerikan finans kuruluşu Goldman Sachs Group, ekonomik büyümede yaşanan yavaşlamadan dolayı, endüstriyel metal fiyatları tahminlerini revize etti. 2012 küresel büyüme tahminini yüzde 4.3’ten yüzde 3.5’a indiren Goldman Sachs, 12 aylık bakır tahminini yüzde 13.6 düşürerek 9.500 dolar/ tona, 12 aylık alüminyum tahminini yüzde 10.2 düşürerek 2.450 dolar/ton’a ve 12 aylık nikel tahminini yüzde 8.7 düşürerek 21.000 dolar/tona indirdi. Goldman Sachs 12 aylık çinko tahminini ise yüzde 11.1 düşürerek 2.400 dolar/ ton olarak revize etti. Natixis Comodity Markets da ekonomik görünümün kötüleşmesi üzerine fiyat tahminlerini gözden geçirdi ve makro-ekonomik endişelere bağlı olarak temel metaller için 2011 ve 2012 fiyat tahminlerini aşağı çekti. Ancak Natixis, temel metaller için uzun vadede yükseliş beklentisini sürdürdü. Natixis, dördüncü çeyrek için gözden geçirme raporunda 2011 için bakır fiyatı tahminini temmuz ayında yayınladığı üçüncü çeyrek gözden geçirmesindeki beklentilerine göre yüzde 4.9 düşürerek 9.100 dolar/ton, 2012 tahminini de yüzde 7.1 düşürerek 9.850 dolar/ton seviyesine indirdi."

Yorum Gönder