Pazar akşamı gıcıklığı

Pazar günleri de hele de akşamlarını oldum olası sevmemişimdir. Ertesi okul, iş artık adına ne derseniz mutlaka bir zorunluluk, bir itaat var; sanırım ondan olsa gerek.

Bu pazar farklı mıyıdı? Eh işte. Aslında fena bir gün değildi; ama yine yarın iş. Bu aralar deli gibi çalışıyorum. İstanbul'da taşınalı şaka maka 6 ay olmuş; fakat yoğunluktan şehir değiştirdiğimi bile zor fark ediyorum.

Hala Cihangir'de yaşamakla beraber, artık uzun süreli olarak nerede oturacağımı düşünmeye başladım. Hatta bırakın düşünmeyi emlakçı emlakçı gezmeye de... Gerçi bu emlakçıları ve ev arama maceralarını ayrıca yazmalı.

Pazar akşamı demişken Behzat Ç. abime selam etmeden olmaz. Uzuuuun zamandır düzenli izlediğim bir dizi yoktu. Artık iki tane birden var. Pazar akşamları Behzat Ç. ve perşembe akşamları Shameless. İkisini de son bir aydır kaçırmadan izliyorum. Onları da ayrıca bir yazmalı... Esasında yazacak çok şey birikti İstanbul'da ve Cihangir'de geçirdiğim şu son 6 ayda, ama pek bir yazasım yok. Biraz yoğunluktan, biraz sıkıntıdan, biraz da Digitürk sağolsun bu sansür ahmaklığından...

2011 Türkiye'si ve sansür. İnsan niye şaşırmıyor acaba...

3 yorum:

Kiyiya Vuranlar dedi ki...

Benim de esim Ankarali.Istanbul'da yasadigimiz icin Ankara'yi ozluyor ve Istanbul'dan nefret ediyor. Hal boyle olunca biraz Ankara gormus oluruz diye Behzat C.'ye basladik. Diziyi baya sevdim. Artik bizim de bir dizimiz var ve pazar gunlerini iple cekiyoruz:)

Adsız dedi ki...

Merhaba Ankara mahpusu,

Izlemediyseniz Shameless'in bir de orijinal Ingiliz versiyonunu mutlaka izleyin. Youtube'da var, ve cok komik!!

Isil.

Ankara Mahpusu dedi ki...

Teşekkürler Işıl. İşten yine az önce çıkabildim ve Shameless'ın son dakikalarını yakaladım ancak.. Demek orijinali İngiliz, bilmiyordum. Hemen şimdi bir göz atıyor olacağım! :)

Yorum Gönder