Anılar, Düşler, Düşünceler

Carl Gustav Jung zaman zaman adını duyduğum ama hakkında pek de bir şey bilmediğim biriydi. Internet'ten kitap siparişi verirken Anılar, Düşler, Düşünceler isimli biyografisini görünce ah dedim işte sana fırsat ve hemen aldım kitabı.

İsmi ağız dolduran bir amca olan Carl Gustav Jung, analitik psikolojinin kurucusu sayılan İsviçreli bir doktor. Freud'un bir dönem yakın çalışma arkadaşı olmasına karşın, zamanla aralarında görüş ayrılığı ortaya çıkmış. Freud'un yoğun olarak cinsellik odaklı açıklamalarının aksine, Jung insan ruhunun toplumun ve törelerinin izlerini de taşıdığını ileri sürmüş. Kollektif bir bilinçdışılıktan bahsediyor yani. Zaten, bu düşüncelerini açıkladıktan sonra Freud'la olan ilişkisi anında kesilmiş ve kendi yolunda yürümeye başlamış.


Jung, rüya yorumu konusunda da aşmış bir amca imiş. Kendi gördüğü rüyalar üzerine bile sayfalar dolusu yazacak kadar düşünmüş bu alanda. Zaten, hayalgücü müthiş güçlü biri olduğu daha ilk satırlardan itibaren kendisini kanıtlıyor. Kitabın adındaki "düşler" öylesine konulmuş değil, rüya görmek ve bunlar üzerinde yeri geldiğinde yıllarca kafa patlatmak Jung için olağan bir olay...

Psikoloji alanındaki çalışmalarıyla Freud ve Adler'le birlikte derinlik psikolojisinin altında imzası bulunan "baba" şahsiyetlerden biri olmasının yanı sıra, teoloji, edebiyat, tarih, simya, etnografi gibi pek çok farklı alanda da çalışmaları olan bir isim. 86 yaşındaki vefatına kadar durmadan okuyan, düşünen ve üreten bir adam olmuş...

Psikoloji alanında derinlemesine bir bilgim olmamasına karşın, Carl Gustav Jung'un Anılar, Düşler, Düşünceler kitabını zevkle okudum. Tabii bu her ileri sürdüğü görüşe katıldığım anlamına gelmiyor. Bazı fikirlerini açıkçası pek bana uygun değil. Ancak, yine de düşüncelerim ve düşlerim başta olmak üzere kendime daha fazla yoğunlaşmam konusunda beni ciddi anlamda motive eden bir kitap oldu diyebilirim...

Ankara Mahpusu'nun notu: 8/10

0 yorum:

Yorum Gönder