Ondine


Spordan döndüğümüz gecenin kör bir saatinde (o saatte niye spor yapıyorduk o ayrı bir muamma tabii) şiddet, aksiyon içermeyen bir şey izleyelim deyince "romantik" bir film olarak görünen Ondine'de karar kıldık.

Gerçi Colin Farrell'dan dolayı bir süre itiraz etmeye çalıştım ama olmadı. İstediği kadar aldırsın kaşlarını, bu adamın "tek kaş" halini hiç bir şey gözümün önünden silemez. Bir de o kabız yüz ifadesi eklenince iyice sinir oluyorum...

Neyse bolca önyargı ve yorgunluk içerisinde filmi izlemeye başladık. Ondine, Avrupa mitolojisinde geçen su kaynaklı doğaüstü varlıklar demek. Günün birinde İrlandalı bir denizcinin ağına bir kadın takılır. Kadının gizemi ve balıkçının küçük kızının onun bir deniz yaratığı olduğuna inanması ile gelişen film, İrlanda'nın şiveleri bile sertleştiren acımasız doğası arka planında insan öyküleri anlatıyor. Kadının gizemini koruyarak adım adım sona yaklaşan Ondine, kendi halinde mütevazi bir film.

Dikkat buyurun, acı itiraf yolda... İtiraf etmem gerekirse, Farrell bu filmde rolüne gitmiş. Gerçi, sarhoş olduğu kısımdaki oyunculuğu oldukça zayıf olsa da balıkçı Syracuse rolüyle ilk defa beni benden almadan bir filmini izlemiş oldum.

Fazla beklentilere girmeden, eli ayağı düzgün bir film izlemek isterseniz Ondine iyi bir alternatif olabilir...

Ankara Mahpusu'nun notu: 6/10

0 yorum:

Yorum Gönder