Adidas İstanbul Cup 2010

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası öncesinde hazırlık maçları start aldı. Ankara'da yapılacak Efes Cup'tan önce, göreceli olarak daha zayıf rakiplerle oynadığımız Adidas İstanbul CupSırbistan kazandı.

Bir kere, ben kendimi bildim bileli Sırbistan'a karşı çok iyi oynayamamak gibi bir durumumuz var. Sırbistan tabii ki basketbol disiplini ve kültürü çok iyi bir takım, en önemli neden bu.

İran ve Yeni Zelanda maçlarını farklı kazanmamıza aldanmamak lazım. Zira ikisi de kalite olarak bizim çok altımızda takımlar. Ama Sırbistan maçı gösterdi ki takımımız henüz hazır değil. Her şeyden önce savunma direncimiz çok düşük. Son dört beş senedir devam eden "ruhsuz" oyun alışkanlığımız hala sahada. Takımı ateşleyecek, kazanma azmini aşılayacak, oyunu yönlendirecek ve yönetecek bir oyuncu, basketbol milli takımında bir türlü olmuyor... Dünkü mücadelede kısa bir süre sahaya agresif oyunlarını ortaya koyan Sinan Güler ve Kerem Gönlüm, skorun bir anda lehimize gelişmesini sağlamışlardı. Bu türü "itici" oyunculara inanılmaz ihtiyacımız var.

Mevki olaraksa, en önemli sorun yine guard'lar derim. Hem point, hem de off guard açısından istikrarlı oynayan guard'larımız yok. Eğer Kerem Tunçeri Şampiyona maçlarında gününde olursa milli takım adına çok büyük artı olur... Evren Büker'i sezonda pek izleme şansım olmadı, ama en azından turnuvalarda biraz forma şansı bulsa belki guard zenginliğimizi artırmak adına iyi olur, hele ki Engin Atsür’ün sakatlığından sonra. Bu arada, Engin nasıl milli forma giyiyor onu da anlayabilmiş değilim. Başka guard mı yok koskoca Türkiye liginde?

Dünkü maçta bizim adımıza sevindirici en önemli şey, Ömer Aşık'tı bence. Hala tam hazır olmamakla birlikte, yaşadığı büyük sakatlıklara karşın oldukça iyi görünüyor.

Sırbistan genç bir kadroyla oynuyor. Ama Nenad Krstiç gibi tecrübeli isimler skorda belirleyici. Oldukça kaliteli uzunlarımız olmasına rağmen Krstiç'i bir türlü etkin şekilde savunamadık.

0 yorum:

Yorum Gönder