İran - Tahran



İRAN
 Başkent
 Tahran
 Resmi DilFarsça
 Diğer Diller Azeri Türkçesi
 Para Birimi İran Riyali
 Saat Farkı +1,5
 Dünyadaki Yeri
 Harita

İran’a iş için bir kaç kez gittim ve açıkçası iş seyahati olmasa belki de ömrüm boyunca gitmeyeceğim bir yerdi.

Ama şöyle bir düşünüyorum da, 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin anlaşması ile bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde belirlenmiş. Yani, İran bu denli uzun süredir değişmeyen sınırlarla yanı başımızdaki bir komşu. Ancak, buna karşın aslında pek de iyi bildiğimiz bir coğrafya değil.

1930’lara kadar bizde Acem, Batılı kaynaklarda Pers olarak geçen ülke, o tarihten sonra bugünkü adıyla anılmaya başlanmış...

Daha uçağa biner binmez değişik bir yere gittiğinizi anlıyorsunuz. Zira, hiç bir uçak yolculuğunda bu denli çok içki servis edildiğini görmemiştim! :) Yol boyunca İranlıların büyük çoğunluğu sürekli olarak içki içti. Uçak, Tahran için inişe geçmeye yakın kadın yolcular başlarını kapatmaya başladılar. Dönüş yolunda ise tam tersi oluyor. Uçak Tahran’dan ayrılır ayrılmaz kadınlar başlarını açıyor ve içki servisi başlıyor. :-)

Havalimanı
Tahran’a Uluslararası Humeyni Havalimanı’ndan ulaşılıyor ve Tahran’a ulaşmak neredeyse 1 saatlik bir kara yolculuğu gerektiriyor. Kum şehri ile Tahran arasında kalan bu havalimanını TAV yapmış. Havalimanını da aslında TAV işletecekmiş ama İranlılar uyanıklık yapıp TAV’ı devre dışı bırakmışlar. Ama ne yazık ki havalimanını pek kötü işletiyorlar. Duty free falan pek cılız. Bu arada, İran bu olayı Türk şirketlerine pek çok kereler yapmış. Turkcell biliyorsunuz ciddi bir yatırıma kalkışmış ama sonra faaliyete geçmesine son anda izin verilmemişti. Benzer şekilde Ülker de İran’da üretim için yatırım yaptıktan sonra kapı dışarı edilmiş...

Tahran: Kalabalık Bir Kent
Gelelim Tahran’a... Tahran hakkında pat diye fikrimi söylemem gerekirse benim pek hoşlandığım bir kent olmadı. İranlılar alınmasın ama Tahran çok kalabalık, düzensiz, kirli ve kaotik bir kent.

1800’lerin sonuna dek aslında küçük bir yerleşim yeriymiş Tahran. Türk Kaçar yönetimi burayı başkent yaptıktan sonra hızla gelişmiş. Bugün şehrin nüfusu yaklaşık 10 milyon civarında. Türkiye’nin trafik sıkışıklığı ile düzenini insana mumla aratacak ölçüde yoğun ve düzensiz bir trafiği var.

Tahran’ın kuzeyi ile güneyi iki farklı dünya gibi... Kuzey, çok daha modern, rahat ve zengin. Güney’de ise ne yazık ki tam tersi geçerli... Şehrin iki kısmında kadınların baş örtüleri bile farklı. Güney Tahran’da kadınlar çok kapalı giyinirken, kentin kuzeyi neredeyse Türkiye’deymişsiniz izlenimi yaratıyor...

Ulaşım
Şehirde ulaşım için dört temel alternatif var. Taksi, otobüs, bizdeki dolmuş benzeri paralı servisler ve metro. Araba kiralamayı aklınızdan bile geçirmeyin, o trafikte anında ruhunuzu teslim edersiniz.

Taksiler oldukça makul fiyatlı. Ama yine de siz siz olun öncesinde pazarlık yapın. Hatta, eğer çok gezmeyi düşünüyorsanız bir taksiyle bir kaç günlüğüne anlaşın. Böylelikle ulaşım olayını direkt hallettiğiniz için hem rahat rahat gezersiniz, hem de daha göreceli olarak daha az para harcamış olursunuz. Durak taksilerini tercih etmenizi tavsiye ederim. Kaldığınız otelin resepsiyonundan bu konuda yardım isteyebilirsiniz. Tahran aslında büyüklüğüne kıyasla çok güvenli bir kent, ama genel seyahat kuralı olarak resmi olmayan taksilerden uzak durmakta fayda var bence. Bu arada, eğer biraz macera arıyorsanız Tahran’da yoldan geçen herhangi bir arabayı durdurarak taksilik yapması için para teklif edebilirsiniz. :-) Kulağa tuhaf geliyor ama hakikatten insanlar bu yöntemi sıklıkla kullanıyor. Hatta, yabancı olduğunuzu anlayanlar arabalarıyla önünüzde durup taksi lazım mı diyebiliyorlar...

Otobüsü ve metroyu hiç denemedim, bu yüzden pek bir şey diyemiyorum. Ama trafiğin yoğunluğunu düşünecek olursak metro iyi bir alternatif olabilir. Gerçi anladığım kadarıyla metro yeni yapılmış ve çok yoğun bir hattı yok. Bu yüzden çok yaygın şekilde kullanabileceğiniz bir alternatif olmama ihtimali yüksek.

Dolmuş tarzı servislere bir kere bindim ama yanımda İranlı biri vardı. O olmadan binseydim sanırım biraz zorlanabilirdim diye düşünüyorum.

Dil
Genç insanlar arasında İngilizce bilenler var. Bu yüzden, eğer Farsça bilmiyorsanız ve derdinizi İngilizce anlatacaksanız genç birileriyle konuşun derim. Aslında, İran’da 30 milyona yakın Azeri kökenli insan yaşadığı için Türkçe de derdinizi anlatma ihtimaliniz bir hayli yüksek (Azerbaycan’da 8 milyon Azeri olduğunu anımsatmak isterim! :). Türkiye’ye her yıl 1 milyon İranlı turist geldiği için olsa gerek Azeri olmayanlardan bile Türkçe olarak en azından iyi kötü derdinizi anlatabileceğiniz birileri çıkabiliyor.

Para Birimi
İran’ın para birimi riyal. 1.000 riyal ise bir tümen ediyor. Ben yanımda Amerikan Doları götürmüştüm. Şehrinde pek çok yerindeki döviz bürolarında ya da otelde dolarınızı riyale çevirtebilirsiniz. Ben inat edip tüm alışverişlerimde dolar kullandım. Açıkçası, esnaf başlangıçta dolar almak istemiyor ama biraz diretirseniz kabul ediyorlar. Yine de kendimi garantiye alayım derseniz paranızın bir kısmını riyale çevirtebilirsiniz.

Konaklama
Tahran’da otel konusu sıkıntılı. Açıkçası pek iyi alternatif yok. Eskiden Hilton olan ve sonradan İstiklal Otel adını alan otelde konakladım. Tahran’ın en iyi otellerinden biri olduğu söylenmişti. Ama açıkçası bizdeki vasat bir otel ayarındaydı.

Yiyecek - İçecek
Yemek konusunda bir zorluk çekeceğiniz sanmıyorum. Bizim kebap muadili yemekleri var. Keyifle yiyeceğinizi düşünüyorum. Ancak, tatlı olayı pek zayıf... Tatlı anlayışı yemekten sonra meyveyle sınırlı benim gördüğüm kadarıyla.

Alkollü içecek malum yasak. Ama, eğer ev ortamına giderseniz bulabiliyorsunuz. :-) Bu arada, alkolsüz malt içecekleri çok yaygın olarak tüketiliyor...

Tahran’da beni şaşırtan şeylerden biri de nar oldu. Nar çok seviliyor ve hemen her sokak başında bir “narcı” bulunuyor. Buralardan taze sıkılmış nar suyu ve nar pestilleri falan alabilirsiniz.

Kafe tarzı yerler olarak önerebileceğim mekanlar Gandhi Alış Veriş Merkezi’ndeki kafeler, Entracte Cafe ve Gramophone Cafe. Restorant önerilerim ise Nayeb, Boulevard, Alborz, Khayam ve Sharafol-eslam. Yerel yemekleri tadma şansınız varken bence pek mantıklı değil ama illa ki hamburger tarzı bir şeyler yemek istiyorsanız yerel zincir Boof’u deneyebilirsiniz.

Biliyorsunuz İran havyarı meşhur... Bir iki kere restorantlarda tadım. Güzel olmakla beraber açıkçası pek ucuz değildi. Belki, pazar yerinden ucuza alınabilir ama oralarda baktığım iyi kutulanmış ve hijyenik olanlar yine pahalıydı.

Alış Veriş
Eğer bütçeniz elveriyorsa ise Tahran’dan güzel halılar ile dönebilirsiniz. Ama tıpkı bizde olduğu gibi turistleri hedefleyen yerlerden uzak durmalısınız ki, eğer yerel bir tanıdığınız yoksa ya da Farsça bilmiyorsanız bu çok zor...

Bence Tahran’dan mutlaka getirmeniz gereken şeylerin başında hurma geliyor. Normalde hurmadan hiç hoşlanmayan ben bile Tahran’dan getirdiğim “yaş hurmalardan” kutu kutu yedim. Dikkat edin, bizde genellikle satılan “kuru hurma” değil, yaş hurma alın. Bunları otelde buzdolabında saklayın. Süper lezzetli bir hurma türü. Hurma için Tevazu isimli kuruyemişçiyi önerebilirim. Şehirde bir kaç şubeleri var. En popüler olanı İstiklal Oteli’nin aşağısındaki kanallı ana yol üzerinde.

İran’da yabancı kitapların telif hakkı diye bir şey olmadığı için ucuza pek çok İngilizce kitap bulabilirsiniz. Kitapçılar genel olarak İnkılap Meydanı’nda yer alıyor. Ama edebi tarzda kitapları bulmayı pek beklemeyin derim. Genellikle ders kitapları, sözlükler vesaire var... Bu arada, telif hakları olayı bilgisayar programları için de geçerli. Her türlü programı çok ucuza bulabilirsiniz...

Alış veriş için Valiasr Sokağı ile Tajrish Meydanı’na gidebilirsiniz. Ben açıkçası hemen hiç bir şey bulamadım alacak, ama yine de oralarda dolanarak yerel kültür hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz.

Bazar-ı Bozurg denilen kapalı çarşı da gezebileceğiniz önemli alış veriş noktalarından bir diğeri.

Tahran'da Gezilecek Yerler
Tahran’da gezilecek çok fazla yer yok bence. Mutlaka gidin diyeceğim yerlerden biri zamanında Şah’ın konutu olan Sadabad Sarayı. Bir diğer ünlü saray ise Gülistan Sarayı. Eğer halılarla ilgiliyseniz İran Ulusal Halı Müzesi’ni gezebilirsiniz.

Pers İmparatorluğu’nun kuruluşu için 1971’de yapılan anıt ve Tahran’ın sembolü olan meşhur Özgürlük ya da Farsça adı ile Azadi Anıtı da önemli turistik noktalardan bir tanesi.

Derbend isimli dağın eteklerine kurulmuş dinlenme yerine Tahran’ın bunaltıcı atmosferinden kurtulmak için gidebilirsiniz. Bana çok övmüş ve önermişlerdi burayı ama açıkçası sıra dışı bir özelliği yok bence...

Eğer vaktiniz varsa, kayak için şehre bir iki saat uzaklıktaki Alborz Dağları’na gidebilirsiniz. Eğer daha da çok vaktiniz varsa, benim yapamadığımı yapın ve İsfahan ve Şiraz’a mutlaka gidin.

3 yorum:

cüzzamlı melek dedi ki...

ismi görüp geldim. bu salak ankara'dan nefret eden bi tek ben diilim, diye mutlu oldum. hepsi bu.

son paraya bira alırım dedi ki...

ticaret anmlamında söylediklerinize katılıyorum.. metroya ise binmediğinize iyi yapmışsınız.. tıklım tıklım kapılar zor kapanıyo.. ama bu kültürsüzlük olarak algılanmamalı.. çok kalabalık bir şehir oldugu hoş görmeli.. kültürel olarak iran halkı bizim millete 10 basar.. 50-60 yaşlarında herkez (özelliklede kuzeyde) 3 dil bilgisine sahip.. ingilizceleri süper.. türkceleri de fena değil.. biz her ne kadar onların dilini bilmesekte onlar bizi çok iyi tanıyor ve seviyorlar.! tam bir türk hayranları.. büyük sempatileri var.! tehran için genel olrak kötü ama şiraz ve esfehana mutlaka gidin demeniz ise garipsiyorum.. şiraz ve esfehan ise kesinlikle gidilmesi gereken tsarihi ve en önemli iki şehir.!

baran34 dedi ki...

Ben Tebriz'de kaldım. Sanki Erzurum'un herhangi bir köşesindeymişsiniz gibi. Dil sıkıntısı çekmiyorsunuz. Gilan bölgesinde Talesh kentinde çok kaldım. Orası Hazar Gölü kıyısında cennet gibi bir yer. Yeşil ve mavi içiçe. Dağları ormanlık. Ağaç kesmenin yasak olduğu bir kent. Her yer ağaç ve pirinç tarlası. Ha bu arada bende sizinle Ankara konusunda hemfikirim. 2 ay değişik otellerde kaldım. Kızılay, Ulus, Keçiören. Hiç kanım ısınmadı.

Yorum Gönder