Baharın gizemli aşıkları: Çağla ve Bakla

Bahar bütün muhteşemliği ile kendisini göstermeye başladı nihayet! :) Bu sene sanırım yazı çok fazla özlediğim için olacak baharı daha bir sabırsızlıkla bekledim...

Aslında, çok tuhaf ama Feride hayatıma girmeden önce mevsim geçişlerini bu kadar dikkatli takip etmezdim... Hayatın bütün o karmaşası ve hızı içinde, insan mevsimlerin gelip gittiğini bile fark edemeyecek kadar miyoplaşıyor. Ne kadar da tuhaf değil mi? Halbuki baharın gelişini daha doğrusu gelişimini gözlemek ne de güzel bir duyguymuş!


Baharın yeşermesinin en güzel iki kanıtı bakla ve çağla! Geçen akşam, bu bahar ilk olmak üzere bakla yedim. Ne utangaç, ne güzel bir taddı o öyle...

Bugünse mevsimin ilk çağlasını yedim! :) Tabii Feride gibi onlarcasını birden yiyemiyorum ama yediğim bir kaç tanesi bile beni çocukluğuma alıp götürdü... Zira, çağla tadı ve kokusu, çocukluğuma açılan bir kapı gibi... Komşu bahçelerden aşırılan çağlananın kaçamak tadı bir anda her yerimi kapladı sanki...

Bakla ve çağla o kadar nazlılar ki, kısa bir süre içinde çekip gidecekler... Sanki, sadece bahar ayında bir araya gelmek üzere sözleşmiş  gizemli iki aşık gibiler... Bütün bir yıl boyunca görüşemedikten sonra, sadece bahar mevsiminde bir araya gelmek işin sözleşmişler sanki... Yemyeşil aşklarını doyasıya yaşayıp, kendilerini daha gitmeden özletmeye başlıyorlar... Sonra bir anda, ne olup bittiğini anlamaya fırsat bile vermeden, yazın ayak sesleri arasında kaybolup gidiyorlar...

3 yorum:

Serap dedi ki...

Baharın çoşkusu bu kadar güzel anlatılabilir! Gerçekten elinize sağlık harika bir yazı olmuş.

emrah dedi ki...

`başlayorlar...` :D

Ankara Mahpusu dedi ki...

Düzeltildi "Spell Check Emrah Bey" :-)

Yorum Gönder