Shutter Island

Martin Scorsese'iden pek hazetmiyorum diyebilirim. O sebeple de filmlerine gitmek konusunda önyargılıyım bir parça. Ama Shutter Island'in fragmanlarını izleyince filmi gerçekten de merak ettim ve uykusuz kalalım bir gün gece yarısı seansında filmi izlemek üzere yollara düştük.

Film, bir adaya kurulmuş olan ve tehlikeli suçluları barından bir akıl hastanesindeki bir kaybolma vakasını inceleyen iki dedektifin 1954 yılındaki öyküsünü anlatıyor. Başrolde yılların yaşlandıramadğı Leonardo DiCaprio var.
Filmin başlangıcı bende büyük bir beklenti yarattı. Ah dedim uzun süre sonra güzel bir Hollywood filmi izleyebileceğim sanırım. Ama yaklaşık 15. dakikada filmin sonuna ilişkin yaptığımız tahmin olduğu gibi doğru çıktı. Kısacası, seyiricyi şaşırtmak ve germek üzerine kurulu olan bir gerilim filmi bizi ne şaşırttı, ne gerebildi ve ne de heyecanlandırdı.

Konu güzel bir konu. Dennis Lehane'nin aynı isimli çok satan romanından uyarlanmış. Ama Shutter Island ya da Türkçe gösterim adıyla Zindan Adası hiç bir şekilde vasatın üzerine çıkamayan sönük bir film olmuş diyebilirim...

Ankara Mahpusu'nun notu: 5/10

1 yorum:

emrah dedi ki...

ehhh iste, ama beklenti yuksekti = kotu oldu

Yorum Gönder