Sherlock Holmes

Cuma akşamı Feride ve Osman'la sinemaya gidelim dedik. Yahşi Batı, Up in the Air derken Sherlock Holmes'a bilet almışken bulduk kendimizi. Aslında Sherlock Holmes'a gitmeyi açıkçası pek istemiyordum şahsen. Nedense, kendimi bildim bileli Holmes'un asabımı bozan bir yanı var...

Arthur Conan Doyle'un belki kendisinden de ünlü olan karakteri dedektif Sherlock Holmes, bu kez İngiliz yönetmen Guy Ritchie'nin ellerinde hayat bulmuş.

Başrolde Robert Downey Jr. var ve açıkçası Sherlock Holmes olması gereken bence son kişi. Bir kere Holmes deyince insanın aklına uzun boylu, zayıf ve "İngiliz" suratlı birisi geliyor.

Downey Jr. amcamız bunlardan hiç birine sahip değil bence. Rol için kilo verip daha "sıska" görünmeye çalışmış ama yine de Holmes gibi göründüğü söylenemez. Üstelik insan Sherlock Holmes'dan şiir gibi bir İngiliz aksanı beklerken Robert Downey Jr.'ın İngilizce'si hayalkırıklığından başka bir şey vermedi bana. Aslında, bey amcanın bu rolü nasıl kaptığı gayet aşikar. Yapımcı olan eşi Susan Downey, filmin yapımcıları arasında. Aman ne tesadüf! :)

Dr. Watson rolünde ise Jude Law var ve kesinlikle Robert Downey Jr.'dan daha iyi oynamış. Orijinalinin aksine filmde Watson karakteri daha aktif ve ön planda bir karakter olarak çizilmiş. Holmes ile Watson arasındaki "olası" eşcinsel temaları bertaraf etmek için her ikisinin de hayatına birer "kadın" karakter eklenmiş.

Sonuç olarak, karşımızda yakın dövüş sanatlarında usta, Amerikan tarzı "fırlama" bir dedektif var. Sherlock Holmes, orijinal halinde öylesine uzak ki o meşhur çift siperlikli şapkasından dahi eser yok.

Karakterleri revize etmek tabii ki iyi bir fikir. Son James Bond filmlerinde olduğu gibi iyi sonuç da verebiliyor. Ama "yeni" Sherlock Holmes denemesi çok parlak sonuç vermemiş bence. Yine de seyirlik olarak izlenebilecek bir aksiyon filmi. Bu arada, filmin devamı bence yüzde yüz gelecek...

Ankara Mahpusu'nun notu: 6/10

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Arthur Conan'ın Sherlock Holmes kitaplarından bazılarını ben de okudum. Gerçekten de kitapta yaratılan Holmes'le filmdeki Holmes farklı. Kitapta hep uzun boylu olduğundan bahsedilirken, filmde kısa boylu oluşuyla ilgili bir diyalog bile geçmişti. Kitapta Watson olayların daha gerisinde, ama olayları bize dışardan anlatan kişiyken, yani kitapta Watson'un dünyasından olayları izlerken, filmde olayları Holmes'in dünyasından izliyoruz.

Ama benim fikrim, Holmes olarak, boyu kısa Robert Downey'in oynaması daha uyumlu geldi bana. :) Üstelik kitaba çok uymasa bile, bence çok güzel oynadı. :)

Yorum Gönder