Gölgesizler

Ankara'daki gizemli hayatının dışına çıkmayan bir isim olduğundan mı, "gerçek" yazarlar çok az okunduğundan mı bilemiyorum ama Hasan Ali Topbaş ismi ne yazık ki çok az biliniyor.

Halbuki gerçekten de iyi bir yazar ve kesinlikle çok daha fazla okunmayı ve tanınmayı hak ediyor...

Uzun süredir okuma niyetinde olduğum ama araya giren dünyevi pek çok hadiseden dolayı bir türlü elime alamadığım Gölgesizler'i nihayet okudum. Aslında okudum değil de göz attım desem daha doğru olacak.

Berber Cıngıllı Nuri'nin evini ve köyünü terk etmesiyle başlayan bir varoluş sorgulamasını anlatıyor Gölgesizler. Kendine has bir üslubu olan değişik bir kitap. Var olmanın görecelilik sınırlarında dolaşan eserleri seviyorsanız hoşunuza mutlaka gidecektir. Bu arada, Hasan Ali Topbaş'ın Gölgesizler ile 1994 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanmış.

Benim Gölgesizler'i severek okuyamamamın nedeni kara kışın griliğ ile daha da depresifleşen ruh halim mi, yoksa Hasan Ali Topbaş'ın çok yoğun ve bence gereksiz şekilde kullandığı benzetimler mi bilemiyorum.

Ümit Ünal yorumuyla beyaz perdeye de taşınan roman, en azından göz atmayı hak ediyor. Ama tabii gerçekliğin bu denli sorgulandığı bir filmden ya da kitaptan ne kadar hoşlanırsınız bilemiyorum...

0 yorum:

Yorum Gönder