Avatar (James Cameron)

Laptop'ımın kafayı yediği bir gün, onca uğraşıp didinme para etmeyince; çareyi sinemaya gitmekte buldum. Yanıma Feride'yi ve bir arkadaşı alıp Bilkent sinemasının yoluna düştük...

Açıkçası, Avatar hakkında pek bir bilgim yoktu filmden önce. Sadece bilimkurgu olduğunu ve isim hakkı nedeniyle Night Shyamalan'ın (Avatar: The Last Airbender sebebiyle) bu filmden dolayı biraz sorun yaşadığını biliyordum. Kısacası bilgisiz ve önyargısız olarak sinema koltuğuna kuruldum :)

Sam Worthington, Zoë Saldaña, Sigourney Weaver ve Stephen Lang'ın rol aldığı film Amerika-İngiltere ortak yapımı. James Cameron'ın Yaratık filmlerinde beraber çalıştığı Sigourney Weaver'ı bir başka bilim kurguda izlemek gerçekten çok güzeldi.

Film, 2154 yılında insanların Pandora isimli bir başka gezegene yeraltı kaynaklarını sömürmek için gitmesi ve burada yaşayan Na'vi isimli yerli halkla olan mücadeleleri üzerine kurulu. Na'vileri yola getirmek isteyen insanoğlu, insan ve Na'vi genlerini bir araya getirerek canlılar oluşturuyor. Bu canlılardan her birini sadece ve sadece gen örneği kullanılmış olan bir insan yönetebiliyor. İşte bu insanlardan biri ölünce ve her bir canlının oluşturulması çoook pahalı olduğundan, ölen adamın ikizi projeye çağrılıyor. Kendisi esas adamımız olan bu eleman ise ayakları felç olmuş bir eski deniz piyadesi.

Avatar, bu temel kurgu ekseninde iyi-kötü, doğa-teknoloji, özveri-çıkar gibi ikilemleri sorgulayarak bize kolonici insanoğlu ile yerli Na'viler arasındaki mücadeleyi anlatıyor.

Biraz kaba bir benzetmeyle Kevin Costner'ın Kurtlarla Dans filminin daha masalımsı ve bilimkurgu hali denilebilir. Na'viler her halleriyle Kuzey Amerika yerlilerini çağrıştırıyor.

James Cameron abimiz biraz klişe bir konuyu ele almış olmakla beraber kesinlikle güzel bir film çıkarmış ortaya. Konunun işlenişi sürükleyici olmuş -ki aslında uzun bir film için önemli bir başarı-. Ayrıca, görsel efektler çok güzel. Pandora'nın o masalımsı dünyası çok gerçekçi bir şekilde yaratılmış. Oyunculuk da oldukça başarılı, hemen her oyuncu rolünün hakkını vermiş...

Bu arada, filmi 3D olarak seyrettim. İlk başlarda açıkçası görüntü bana oldukça bulanık gelse de, özellikle 2. yarıdan sonra iyice alıştım diyebilirim. Hatta, Na'vilerin ağacına yapılan baskında atılan gaz bombalarından bir tanesi sekince "üstüme mi geliyor ulen bu!" diye yerimden zıpladım bile! :-)

Uzun zamandır Hollywood yapımı güzel bir film izlemediğim için bana ilaç gibi geldi diyebilirim...

Ankara Mahpusu'nun notu: 8/10

0 yorum:

Yorum Gönder